Gelişen Öğretmen Sohbetleri : Dilek Çakın

Dilek hocam öncelikle merhaba Instagram‘dan ve girişimci öğretmenden Sizi takip ediyorum. Sayfanızın ismi dilek_hocanin_fen_defteri. Hazırladığınız çalışmalar gerçekten konuyu bir bütün olarak ele alıyor, bazen keşke fen bilimleri öğretmeni olsaydım bol bol faydalanırdım dediğimde oluyor, bu konuya geçmeden önce kendinizden biraz bahseder misiniz?

Öncelikle takip ve desteğiniz için çok teşekkür ederim. Dilek Çakın, 2012 yılında Gazi Üniversitesi’nden mezun oldum ve o yıl Eylül ayında göreve başladım. Her zaman öğretmen olmak istedim ben. Hani küçükken sorulur; ” Ne olmak istiyorsun?” diye. Ben cevabımı hiç değiştirmedim. İşimi çok seviyorum. Sağlam çalışmayı çok seviyorum. Bir şeyi yapmış olmak için yapmak bana göre değil. Atandığım yıldan bir iki yıl sonra Facebook üzerinden Dilek Hoca’nın Fen Defteri grubunu açarak sosyal medyaya çalışmalarımı yüklemeye başladım. O yıllarda fen grupları yeni yeni aktif oluyordu. Ben de eskilerden sayılırım yani. Yaklaşık 5 yıl boyunca yazılarımı, çalışma kağıtlarımı, interaktif etkinlikler ve daha bir çok dosyayı ücretsiz olarak Fen Bilimleri öğretmenleri ile paylaştım Facebook grubumda. Kağıt ve kalem benim hayatımın önemli bir parçası. Çalışma masama oturmak benim için bir terapi diyebilirim.

Girişimci Öğretmen’e katılmaya nasıl karar verdiniz? Ben çok büyük bir ihtiyacı karşıladığınızı düşünüyorum.

Teşekkür ederim. Elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Yaklaşık beş yıl dosyalarımı tamamen gönüllü bir şekilde ücretsiz olarak öğretmenlerle paylaştım. Grup yönetmek ve insanlarla ilgilenmek zor bir iş aslında. Özel hayatınızın büyük bir bölümünü aldığı zamanlar oluyor. Yavaş yavaş yoruluyordum diyebilirim. Bazen de üzülüyordum. Bir keresinde yanımda bir Fen Bilimleri öğretmeninin beni tanımadan başka bir öğretmene ” Ya ne uğraşacağım, Facebookta bir sürü grup var, Dilek hoca falan var oradan alır kullanırım yazılıyı “ demesi kendimi aptal gibi hissettiren bir olaydı ve beni çok üzdü.  Sonrasında  Meliha Evren Yeşilot adlı bir Fen Bilimleri öğretmeninin girişimci öğretmen diye bir site kurduğunu duydum. Instagram hesabını inceledim. Deneyeyim dedim. En azından çalışmalarımı yüklerim ve bir gelir elde edebilirim, motive olabilirim bu şekilde. Oturdum yükledim çalışmalarımı. Hala da yüklüyorum. Başta çok tepki aldım hala da alıyorum. Benim saatlerimi hatta günlerimi verdiğim çalışmaları ücretsiz vermediğim için kınandım, öğretmenliğime bile laf edildi. Ancak ben devam ediyorum. Çünkü benim yolum belli. Bu çalışmaları zaman ayırıp hazırlayamayan öğretmenlere sunuyorum. Emeğe değer veren öğretmenlere sunuyorum. Bu da beni rahatlatıyor.

Konuyu ele alırken öğrencilerin seviyesini belirlemek en önemli şeylerden biri, bunun için öğrenciyi tanımak gerekiyor ama sizin çalışmalarınız tanımadığınız bir çok öğrenciye ulaşıyor seviye ayarlamasını nasıl yapıyorsunuz?

Öncelikle çalışmalarımın tanımadığım bir çok öğrenciye gidiyor olması beni çok mutlu eden bir şey. Düşünsenize görev yaptığım ilçenin kaymakamının kızı babasının görevi gereği başka bir ile nakil gitti. Ve oradan bana yazdığı mesaj şuydu : ” Öğretmenim, buradaki öğretmenim de sizin etkinliklerinizden getirdi dersimize.” O kadar onur duydum ve mutlu oldum ki. Onu oraya ulaştıran öğretmenime teşekkür ettim içimden. Seviye ayarlamasına gelecek olursak biraz tecrübe diyelim buna. Müfredat ve ders kitabı içeriğine hakim olmak çok önemli. Verdiğiniz bilgilerin hata içermemesi çok önemli çünkü yanlış bilgi çığ gibi büyür, yayılır ve en son yine hazırlayan kişiye patlar. Ben böyle düşünüyorum. Öğrencilerin nerelerde takılabileceğini ve nerelere ihtiyaçlarının olduğunu artık tahmin edebiliyorum. Ve müfredata göre etkinlik yapıyorum, abartmadan, sade ve anlaşılır şekilde.

Girişimci öğretmen de çok fazla çalışmanız var, onları nasıl bir süreçte hazırlıyorsunuz zaten var olan çalışmalarınızı revize edip eklemek mi yoksa hafta hafta hazırlayıp eklemek mi, bu konuda sizin izlediğiniz yolun başka öğretmenlere fikir vereceğini düşünüyorum.

Size şöyle söyleyeyim, sitede bundan dört yıl önce hazırladığım bir çalışma bile var. Yani bunların hepsi bir anda hazırlanmadı. Bazen bir anda aklıma bir şey geliyor hemen oturup hazırlıyorum. Bazen bir teneffüste bile oturup bir çalışmaya başladığım ve her teneffüste kısım kısım tamamlamaya çalıştığım bile oluyor. Bazen de düşünmek ve çalışmayı tamamlamak haftalarımı alıyor. Yani aslında bir plan yok, aklıma geliyor kafamda kuruyorum ve yapıyorum. Hepsi bu. Tabi düşünmek lazım. Ben sürekli ne yapabilirim bu konu için diye düşünüyorum. Bazen oluyor ki insanlarla sohbet ederken bile ” Dilek beni dinliyorsun ama aklından bir şey kuruyorsun gibi” tepkileri alabiliyorum. Düşündükten sonra da araştırıyorum nasıl yapsam etsem, sonra yaz çiz sil boz tekrar yap… Böyle bir süreç. Gönül vermek lazım.

Dilek hocam bir üniteyi ele aldığınız zaman yani onun hakkında bir çalışma hazırlayacağınız zaman süreç nasıl işliyor müfredatı ezberlediğiniz den bahsediyorsunuz girişimci öğretmen tanıtımında. 😊 Onun dışında kullandığımız kaynaklar var mı? Ya da şöyle sorayım bir öğretmen bir konuyu anlatmaya nasıl hazırlanmalı? Nasıl çalışmalı? Özün özünü çocukların anlayacağı biçime getirip bir de onu eğlenceli hale getirmek için neler yapıyorsunuz?

Ben derse hazırlıksız gitmem, çok olağanüstü bir durum olmadıkça. Bu şu demek değil. Elime bir kağıt kalem alıp plan yapıyorum. Bu değil. Bakarım programıma hangi sınıfa dersim var hangi konuyu işleyeceğim, o konuda nerede takılabilirler, hangi konuda deney yapmalıyım, hangi konuda etkinlik yapmalıyım, tekrar çalışması mi interaktif etkinlik mi. Hepsine cevap verip öyle girerim derse. Bu konuda mütevazı olamam çünkü gerçekten emek veriyorum. Her şeyin başı konuya hakimiyet. Neden biliyor musunuz? Çünkü çocuklar sizi çok iyi analiz eder, sesinizdeki tereddüt ve endişeyi anlar, size olan güvenlerini kaybedebilirler. O yüzden önce konu hâkimiyeti. Yeni atanan öğretmenlerim kesinlikle oturup öğrenci gibi çalışarak derse girmeli, test çözmeli hatta. Sonrasında konuyu eğlenceli hale getirmek var. Bu da şu demek değil biz her dersi eğlenceli işliyoruz. Konunun içeriği ve sınıf seviyesi çok önemli. Onu siz ayarlamalısınız. Bazı dersler sıkıcı olabilir, konu öyle olabilir. Ama eğlenceli hale getirmek için çaba göstermek gerekir, hazırlık yapmak gerekir. Çocukların merak duygusunu doyurmak gerekir, çok kez müfredat dışı deney yapmışımdır sırf çocuklar merak ediyor diye. Kaynaklara gelecek olursak en başta müfredat. Sonra kitaplar. Ancak bir süre sonra zaten siz kaynak oluyorsunuz ama tabi bu sizin araştırmanızı bitirmemeli. Hala bilmediğimiz çok şey var.

Konu anlatımlarına yönelik karikatür kitabı çalışmanız var. Bu fikir nasıl oluştu?

Resim çizmeyi seviyorum, atandığım okulda görev yaparken Fen Bilimleri panosuna çizip asardım bir şeyler. Sonra çocukların bu karikatürleri aklında tutarak konuyu hatirladiklarini farkettim. Dedim konulara göre karikatür çizeyim, içlerine bilgileri komik bir şekilde yerleştireyim. Gülerken farkında olmadan öğrensinler. Gülerek öğrensinler yani. Bunun için bir yılımı tamamen buna verdim. Sağda solda evde dışarda okulda. Her yerde düşündüm ne çizeceğimi. Müfredatın çıktısını alıp her konuyu inceledim ve çize çize bitirdim tüm sınıf seviyeleri için konu karikatürlerini. Eşim bunun için bana bir tablet hediye etti. Hepsini orda çizdim. Tabi çizmek kolay olmadı. Ünlü karikatüristlere mesaj attım nasıl çizmem gerektiği konusunda. Çok yorucuydu. Bazen kol ve sırt ağrısından uyuyamadım. Hayalim kitap çıkarmaktı ancak sonu emeğime değmedi. Yayın evleri malesef içi test dolu olmayan kitaplara pek ilgi duymuyor. Sadece 8. Sınıflar için olanı çıkardık bir yayın evinden Atılgan’la Fen Bilimleri adıyla. O kadar. Gerisini el yazısı şekline getirmeden PDF haliyle girişimci öğretmen sitesine yükledim. Karikatür maceram bu şekilde.

Size bir soru sormamı isteseniz bu ne olurdu?

Şimdiye kadar olan sorularınız gayet güzeldi teşekkür ederim. Konuşsam daha çok konuşurum ben. Bana bir soru sorsanız ne sormanızı isterdim. Öğretmenlik yaparken en mutlu olduğum anları sormanızı isterdim. Cevabım da şu olurdu, ben konuyu anlatırken hayretle açılan ağızları ve anlamanın verdiği heyecanla yüzlerde oluşan minik tebessümleri görmek, yaptığım deneyler sonucunda ” Vaaaaay” sesleri duymak… Öğrencilerim benim ailem.

Deneyimlerinizi paylaştığınız ve zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Rica ederim. Ben de teşekkür ederim ilginize. Çocukları çok seviyorum. Ve ben öğrencilerim için fedakarlık yapıyorum. Etkinliklerim ya da herhangi bir çalışmamın hiç biri öğrencilerim için ücretli değil. Bunu insanların idrak etmesi gerekir. Gece gündüz çalışarak hazırladığım dokümanlar öğrencilerim için. Emeğime saygı duymayan öğretmenler, ücretsiz verdiğim çalışmalar için bile bir teşekkür etmeyenler, yaptığım bir çalışmanın altına kendisine de göndermem için mail adresini yazıp beni robot gibi gören insanlar öğretmen dahi olsalar almasınlar çalışmalarımı. Önemi yok. Ben ürün alan hocalarıma çok teşekkür ediyorum, ben fedakarlık yapıp üretiyorum onlar da fedakarlık yapıp öğrencilerine ulaştırıyor. Size de teşekkür ederim. İyi çalışmalar diliyorum.

İşini iyi yapan öğretmenlerle sohbetlerimiz devam edecek…

Gelişen öğretmen yazıları için şuraya tıklayabilirsiniz.

Gelişen Öğretmen Sohbetleri : Dilek Çakın” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir